30 Haziran 2007

Her taraf kırmızı beyaz


video
Terörü Lanet Mitingi'nin VİDEO görüntüleri


Miting başlamadan saatler önce

Bugün ilimiz tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Sivil toplum kuruluşları Terörü Lanet Mitingi düzenledi. Anıtpark önünde yapılan mitinge katılım çok yüksekti. Ben, neler olduğunu fotoğrafların diliyle buraya ekliyorum.

Uzun Çarşı esnafından dev bayrak

Mitingin başlamasına yarım saat kala

Miting meydanına gelen vatandaşlarımız

Afyon büyük bir katılımla terörü lanetledi.

26 Haziran 2007

Çok gizli bir proje çalışması

Misafirlerimiz çekim esnasında

Daha önce gelen misafirlerim hayran kalmışlar tarihi evlere, tekrar kısa bir tur atmak istediler. Mevlevi Camisi'nin oradan yukarı çıkarken birde baktık, ellerinde kocaman bir kamera üç kişi çekim yapıyor.

Kolay gelsin iyi çalışmalar!

Kendi kendimize biz buraları daha önce çekmiştik, vay be bizde de ne yetenek varmış, deyip yaklaştık onlara. Afyon dışından geldikleri her hallerinden belli olan misafirlerimize. Merhaba dedikten sonra, kendimizinde buralarda fotoğraf çektiğimizi söyledik. Ne yaptıklarını sorduk, belki yardıma ihtiyaçları olabilir düşüncesiyle. Sağolsunlar verdikleri cevap aynen şöyleydi: "Bizde sizin yaptıklarınızın aynısını yapıyoruz." Anladık ki, çok gizli(!) bir proje çalışması yapıyorlar. İyi çalışmalar diledik. Mahalledeki çocuklar kendi aralarında konuşurken dizi çekiliyormuş dedikleri kulağıma çalındı. Uzun bir yürüyüşten sonra, Çavuşbaş Camisi'de gördüğümüz duvar süslemeleri hoşumuza gitti. Fotoğrafını çektik.

Çavuşbaş Camisi duvar süslemelerinden bir örnek

25 Haziran 2007

Ver çoşkuyu Afyon'a!...

Miting meydanına gelen halk

Siyasetten anlamam. Çarşıdaydım, baktım bayram değil seyran değil kalabalığı görünce merak ettim, meğer DP'nin bugün seçim mitingi varmış. Bir kenara geçtim 5-10 dakikada sizler için mitingi fotoğrafladım. Mitingten notlar: Sıcaktan bunalan halkın dağılmaması için seçim otobüsü üzerinden çeşitli müzikler halka dinletildi. Uğur Işılak, Edip Akbayram ve Mustafa Yıldızdoğan... Bir ara sunucunun, "Ver çoşkuyu Afyon'a, ver!..." diye anons etmesi tebessümlere sebep oldu. "Çoşku" dediği kesilen müziğin tekrar verilmesi idi sanırım. Neyseki DP lideri Mehmet Ağar geldi ve halkı çoşturdu... Galiba asıl çoşkuyu Mehmet Ağar verdi.

Meydandan ilginç bir görüntü

Sıcaktan bunalanlar gölgeye koştu

Ağar'ın miting alanına gelişi

Mehmet Ağar konuşma yaparken

Pankartlar

23 Haziran 2007

Nusret Abi'ye veda...

Yeni Şafak'ın bugünkü nüshasındaki haber

Seneler önce bizim Hakkı (resimdeki sarı gömlekli olan kişi) tanıştırmıştı, İLESAM'ın bahçesinde Nusret Abi'yle. Neler konuşmuştuk, neler konuşulmuştu şimdi tam hatırlayamıyorum. 'Necip Fazıl'ın yaşayan en sadık talebelerinden biri' denilmişti galiba.
Sonraki yıllarda birkaç defa daha aynı mekanlarda gene bizim Hakkı'nın da bulunduğu sırada konuşmalar olmuştu. Bu yıl tatilin bir kısmını geçireceğim İstanbul'da artık bizim gezdiğimiz mekanlardaki insanları fotoğraflamayı düşünürken, Nusret Abi de aramızdan ayrıldı. Farklı bir insandı. Genelde tek başına oturduğunu, mutlaka elinde bir kitap bulunduğunu hatırlıyorum. Çay ve sigara da masasında bulunurdu.
Başımız sağolsun.

22 Haziran 2007

Diyarbakır'a selam...

Bazen insan çok önemli anları yanında fotoğraf makinası olmadığı için kaçırır. Fotoğraf kareleri gözünüzün önünde yürür gider. Yanarsınız. Yıllar önce bir İstanbul seyahatimde, her zaman olduğu gibi, Sultanahmet'le Beyazıt arasında kalan 2.Mahmut Türbesi'ne gitmiştim. Türbenin bahçesinde mezarlar ve tarihi Türk Ocağı Binası var. Burayı önemli kılan, tarihimize yön veren enteresan şahsiyetlerin burada istirahat ediyor olması.
2. Abdülhamit, Ziya Gökalp, Şeyh Bedrettin... gibi
Anadolu'dan buraya ziyaret için gelmiş olan orta yaşlı bir adamı burada, 2. Abdülhamit Han'ın sandukasına sarılmış ağlarken görmüştüm. O adam ağlaması bitip yanımızdan geçerken eliyle sandukanın altındaki bilgi levhasını göstermişti bize. Kendisine meraklı gözlerle bakan bizlere niçin ağladığını böyle anlatmıştı.Osmanlı padişahları arasında Anadolu'yu unutmayan belki ilk padişah O idi. Anadolu hastalık, açlık ve sefalet içerisindeyken, O, Anadolu'nun çeşitli yerlerine hastahane ve okul yaptırmıştı. O adamın sandukaya sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlaması gözümün önünden hiç gitmez. Ne zaman 2. Abdülhamit Han hazretlerinin huzuruna çıksam, bu adam aklıma gelir. Hep kendime kızarım yanıma fotoğraf makinası almadığım için.
Yazının başlığıyla bu yazının pek alakası yok değil mi? Kimbilir, belki vardır. Youtube sitesini gezerken, Diyarbakır'ı tanıtan güzel bir klip gördüm paylaşayım istedim. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Kardeşiz. Bizi birbirimizden ayırmaya çalışanların oyununa gelmeyelim.

Buradan blog yazarlarına da çağrı yapalım: Gelin hep beraber, bu video görüntülerini bloglarımıza yerleştirelim. Altına da Diyarbakırla ilgili güzel şeyler yazalım. Belki oraya gitmişsinizdir. Yaşadıklarınızı yazın. Kendi çektiğiniz fotoğraflar, videolar varsa onları koyalım

Mahalle hayatı

Buyrun fotoğraflarla beraber mahalle turuna:

Çocukluğumun geçtiği şehirden dün misafir olarak Afyon'a gelen arkadaşımı gezdirirken nasıl oldu bilmiyorum, Mevlevi Camisi'nin oralarda dolaşırken bir anda kendimizi Akmescit, Gökçe ve Aksaraylı Mahallesi'ni gezerken bulduk.
Bir tabela yönlendirdi bizi İğde Dede Türbesini de gördük, gezdik.

İğde Dede türbesi kubbesi arkasından Afyonkarahisar'ın genel görünüşü

Mahalle hayatı buralarda devam ediyor. Her mahallede 2-3 tane fırın var. Biz eskiden kalma çamaşırhane aradı gözlerimiz, yok. Buralardaki evler hep elden geçirilmiş. Boyanmış ve bakımlı. Yolların dar olması, Allah göstermesin bir yangında bütün mahallenin yok olması demek. Çünkü itfaiye buralara giremez.

Beş çayı. Komşularla çay içmenin keyfi bir başka olsa gerek.

"Asmalı Konak" Gezerken bu ismi ben verdim.

Gezerken bu ev bizi rengi ve duruşuyla cezbetmişti

20 Haziran 2007

Şimdi dergi okuma zamanı

video

Yaz ayları kitap ve dergi satışlarının düştüğü zamanlardır. Zaten dergi ve gazetelerin satışları da ülkemizde istenilen seviyede değildir. Kitap okunmuyor, dergi okunmuyor gibi sitemler, o kadar doğru değildir bence. Gazete ve dergi çıkaranlar, biraz da milletin ne istediğini bilmesi gerekir.
Biz bu yaz hangi dergiyi okuyalım diye düşünürken, tek kişinin okuyacağı değil, aile fertlerinin, yani daha çok anne ve babanın okuması gerekli bir dergi üzerinde durduk. Bir aile dergisi olmasını istedik. Ve Semerkant dergisi bize isabetli bir karar gibi göründü. Yukarıdaki video görüntüleri de bu dergiye ait.

Gezdik, gördük...

video

Gezmedim, görmedim, demeyin!

Tarihi evler

video
Bu evlerin bakımı ve onarımında ilimizin hangi yöneticilerinin emeği geçtiyse, binlerce teşekkür onlara.

18 Haziran 2007

Gökyüzünde neler oluyor?

video
Bugün akşama doğru ay ve yıldızın birbirine küstükleri an'ı videoya çektim. Sizlerle paylaşmak istedim. Böylece blogger’in beta video ekleme özelliğini de test etmiş oldum.

17 Haziran 2007

Marş marş tiyatroya!

Çocuklar marş marş tiyatroya!

Bolvadin Belediyesi Yaz Okulları etkinlikleri içerisine tiyatroyu da almış. Hani yaşım müsait olsa ben bile bu etkinliklere katılacağım. Afyon'da bile olmayan bir etkinliği başlattığı için Bolvadinlileri tebrik etmek gerek.
Kurslar ne zaman başlıyor?

2 Temmuz 2007’de başlayacak olan kurs, 4 hafta sürecek. Raptiye Tiyatrosu oyuncuları tarafından verilecek eğitimlerde öğrenciler sahne deneyimi yaşayacaklar.Tiyatro Kursu’na başvurular ise; 29 Haziran’a kadar, Bolvadin Belediyesi Halkla İlişkiler Bürosu’ndan yapılabilecek.

Hafta sonu etkinlikleri

Piknikten en çok çocuklar keyif aldı desek yalan olmaz!

Hafta sonunu bir dizi etkinliklerle(!) geçirmek istedik. Ne yapalım diye düşünürken, yeşile muhtaç apartman çocuklarımızı da düşünerek piknik yapmaya karar verdik. Hazırlıklar yapıldı: Kasaba uğrandı, manav ziyaret edildi, fırından ekmekler alındı... Varan Seyahat'e ait dinlenme tesislerinin hemen arkasındaki Milli Park yeri, bizim için en uygun yer diye düşündük. Yola koyulduk. Sinirlerimizi harap eden yolculuktan sonra piknik yerine ulaşmıştık bile.(Giriş ücreti 4 YTL. Buna karşılık elinize bir çöp torbası veriliyor). Yediklerimiz, içtiklerimiz, konuştuklarımız bize kalsın. Canınız çekmesin yani!
Milli Park'tan bir görüntü. Biz geldiğimizde henüz kimse yoktu.

16 Haziran 2007

Güvercinciler alemi


p1010566.jpg


Daha önce güvercin severlerin bir kahvehanesinden bahseden bir yazı yazmıştım. Site istatistiklerine baktığımda güvercin aramasıyla blogumuza hemen hemen hergün gelen ziyaretçilerimiz var. Bunu da düşünerek hafta sonu Güvercinciler Kahvesi'ne bir defa daha uğradım. Orada bulunan güvercinlerin bazılarının fotoğrafını da çektim. Salı ve cuma günleri açık artırma usulu ile burada güvercin satışları oluyormuş.

Kara bulutlar



Dün şiddetli yağmurlara Afyon teslim oldu. Uzun süredir kuraklık çeken Afyon'da herkesin beklediği yağmurlar sonunda gelmişti. Yağmurdan sonra oluşan gökyüzü durumunu bizim mahallede görüntüledim. Bulutların öfkesi geçmemiş gibi geldi bana. (Fotoğrafı büyük görmek için üzerine tıklayın!)

Bu şehrin atlıları

sehrin atlilari


Yaşadığınız şehri gezerken karşınıza ne çıkacağını bilemezsiniz. Kimdiler, atlarla şehrin merkezinde ne yapıyorlardı, bilmem. Çavuşbaş Mahallesi'ne doğru dörtnala gidiyorlardı. Son anda fotoğraflarını çekebildim.

Göz hakkı


Göz hakkı


Otpazarı Camisi civarında dolaşırken yakaladım bu kareyi.
Eskiden vitrinleri seyreden insanlara esnaf, göz hakkı diye satılan ürünlerden verirmiş.

Afyon ekmeği




ekmek hashaslı


Afyonkarahisar; mermer, lokum, sucuk, kaymak ve kaplıcalarıyla tanınır. Son yıllarda buna ekmek de eklendi. “Afyon ekmeği” adıyla satış yapılır oldu. Bu ekmeği, Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya'da satıldığını kendim de gördüm.

Bu ekmeklerden ilimiz şehir merkezinden satın alabileceğiniz gibi, ben fırınından görerek satın almak istiyorum diyenler için, bugün Hisaraltı Mahallesi'deki bir fırını ziyaret ettik. Yukarıdaki ve aşağıdaki fotoğraf, “Afyon Ekmeği”nin pişmeden önceki hali. Aralarında meşhur haşhaşlı ekmek de var.



ekmek hamuru


Seyyar berber


Tam sabah çayımı içerken farkettim. Ben onların nesli tükendi zannediyordum. Hayır, tükenmemiş. Bir esnaf telefon etmiş, az sonra gel, benim traş vaktim geldi, demiş. Seyyar berber geldiğinde ben de oradaydım. İşte yukarıdaki fotoğrafın hikayesi bu.

Alex Webb değilim ama yukardaki fotoğrafı da ben çektim.

Menderes “youtube starı” olma yolunda…

Sandıklı’nın renkli simalarından Menderes, youtube sitesinde star olma yolunda hızla ilerliyor. Kanal7 televizyonunda yayınlanan Şoray Uzun Yolda programında Sandıklı’nın tanıtımından çok Menderes’in söylediği şarkının yayınlanması, bunun reyting alması, hemşehrilerimizin tepkisini çekmişti.

Her kim bulup koyduysa Kanal7 televizyonundaki yayınlanan Şoray Uzun Yolda’nın Sandıklı bölümündeki Menderesli sahneler youtube sitesinde en çok izlenen görüntüler arasında hızla ileriyor.

Bakalım Menderes, bu dönem milletvekili mi seçilecek, ya da youtube starı olup Amerika’ya mı gidecek? Hep beraber göreceğiz.

Güvercinciler Kahvehanesi


Güvercinciler Kahvehanesi... Gezerken gözüme ilişti. Türkiye'nin belkide ilk güvercin severlerin buluştuğu yer. Kahvehane yanında her çarşamda kuş pazarı da kuruluyor. Ünlü Afyonkarahisar güvercinlerini görmek isterseniz yeri burası.

Sosyete Köftecisi


Uzun Çarşı'da dolaşırken aklıma geldi. Bizim İrfan Usta'nın mekanını tanıtmak. Beş yıl önceydi galiba. Bir arkadaşım götürmüştü oraya beni. “Buraya 'Sosyete Köftecisi' de derler” demişti.


Her yerde köfteci dükkanı var. Burada yeni olan nedir? Burayı diğerlerinden ayıran mutlaka İrfan Usta'nın güler yüzü...


Uzun Çarşı esnafının, üniversite öğrencilerinin ve gezginlerin uğrak yeri burası. Uzun Çarşı'da kime sorsanız İrfan Usta'nın mekanını bilir, size yerini gösterir.

"Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek"

ayfer tuncAyfer Tunç'un kitaplarıyla tanışmam Cem Yayınevi'dan çıkan ve bir yarışmada da dereceye giren bir öykü kitabıyla olmuştu. Aradan yıllar geçti, Ayfer Tunç bu defa da karşımıza 70'li yıllardaki yaşantımızı anlattığı "Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek" kitabıyla çıktı. Bu kitabıyla da önemli bir boşluğu doldurmuş oldu. Özellikle hikaye yazmaya ilgi duyanlar için önemli bir kaynak bu.

Ayfer Tunç'un bu kitabı yayınlandığı yıllarda beklenen ilgiyi görmedi. Belki 70'li yıllar hep hafızalarımızda "anarşik" olayların çok olduğu yıllar olarak kaldığı için.

70'li yıllardaki hayatımızı merak edenler için, Ayfer Tunç'un bu kitabı bugünlerde "okunası" kitaplar arasında...

Google
 

İletişim

İsminiz :
Mail :
Konu :
Mesajınız :
Image (case-sensitive):