30 Ağustos 2007

Güler yüzlü bir Bakan: Veysel Ereğlu

DSİ eski Genel Müdürü Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nu görenler bilirler yüzünde tebessümler hiç eksik olmayan mütebessim bir insandır. DSİ'de çalıştığı dönemde de başarılı çalışmalarla herkese örnek olmuştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde İstanbullular'ın imdadına yetişen bir su Fatihi idi. İstanbul'u susuzluktan kurtaran, çalışkan bir insandı. Şimdi de, Çevre ve Orman Bakanlığı’na getirilmesi ilimizde heyecan uyandırdı. Herkes sevindi. Prof.Dr. Veysel Eroğlu hocamızın ülkemize önemli katkıları olacağına inanıyor, başarılar diliyoruz.

28 Ağustos 2007

Muhteşem kutlama

Dün, emperyalizme karşı verdiğimiz mücadelenin 85. yılını tüm Afyonkarahisarlılar olarak coşkuyla kutladık. Cumhuriyet meydanındaki kutlamalar muhteşemdi. Organizasyon kusursuzdu. Biz de oradaydık. Çektiğim bir fotoğraf yukarıda. Törenden ilginç bir bayrak gösterisine ait video da aşağıda.
Bizlere bu güzel vatanı bırakan Ulu Önder Atatürk ve şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

video
Kutlamalardan bir bölüm (video)

26 Ağustos 2007

The Century of the Self


Çocuklar için arama motoru

Çocuklar için arama motoru Zoo

Günümüzde artık çocuklar anne ve babalarından daha fazla teknolojiye yakınlar. Örneğin, bilgisayar ve internet onlar için vazgeçilmez birer oyuncak adeta. Çocuklarımızı internet ortamındaki tehlikelerden korumak onları bilinçlendirmek gerekiyor. Çoğunlukla ödevler bilgisayar başında internetten arayarak bulunuyor. Bu aramalarda biz istemesek bile karşımıza uygunsuz pek çok site çıkabiliyor. İşte bunlardan çocukları korumak için bir arama motoru hazırlamışlar. Google altyapısını kullanan bu arama motoru uygunsuz içerikleri aramalarda ayıklıyor, göstermiyor.
Denemek isterseniz, işte burada!

25 Ağustos 2007

Moral bozmak yerine destek verelim!

Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Kayseri'deki bir toplantıda bir konuştu, pir konuştu. Ortalık karışıverdi. Suçlamalar geldi peşi sıra. Yusuf Halaçoğlu bilim adamı bir profesör. Herhalde ne dediğini biliyordur. Aslında yıllar öncesinden yapılması gereken bir çalışmanın yeni yapıldığını öğrenmiş olduk. Batı'daki bilim adamları bu çalışmaları bizim ülkemizde de yürütüyor. Bizim kendi akademisyenlerimiz, aydınlarımız böyle bir çalışma yapınca, anlamadan, dinlemeden niye kızıyoruz? Bırakalım aydınlarımız istedikleri gibi çalışmalarına devam etsinler. Kitaplarını yayınlasınlar. Onların morallerini bozmak yerine destek verelim. Yusuf Halaçoğlu'nun Kayseri konuşmasının tam metni burada.

24 Ağustos 2007

"Tasarımcılara En Çok Söylenen 10 Yalan"

6patlar, Tasarımcılara En Çok Söylenen 10 Yalan'ı yazmış:

1 “Bu seferkini ucuza (veya bedava) yap, bir sonrakin de telafi ederiz.

2 “Son ürünü görene kadar bir kuruş bile ödemeyiz.”

3 “Bu işi bizim için yap, piyasada tanınırsın. İşler oluk gibi akar.”

4 Eskiz ya da konseptlere bakarken “Seninle çalışıp çalışmamaya henüz karar vermedik. Ama sunumu burada bırak ben ortağımla/yatırımcımla/karımla/patronumla görüşeyim.”

5 “İş İPTAL OLMADI, sadece ertelendi. Hesabı açık bırakın bir iki ay sonra devam ederiz.”

6 “Sözleşme mi? Biz arkadaş değil miyiz? Aramızda saçma bir sözleşmenin lafı mı olur?”

7 “Faturayı iş üretildikten/basıldıktan/uygulandıktan sonra kesip gönder.”

8 “Senden önceki xxx liraya yaptı”

9 “Bizim bütçemiz xxx lira” diyen firmalar

10 “Finansal problemler yaşıyoruz. Bize bu işi yap. Biz para kazanalım sana paranı ödeyelim.”

Bu madde madde yazılanların açıklamaları daha da hoş. Web tasarımıyla ilgileniyorsanız mutlaka bu yazının devamını okuyun derim.

Afyon'un en eski lezzet durakları

Daha öncede yazmıştım. Ama bu defa görüntülerini de buldum. Kuruluşu 1860'lara giden bir lezzet durağı. Tek çeşit yemek: Kuzu Kebabı. Rahmetli Aşçı Bacaksız'ın oğlu geleneği devam ettiriyor. CNNTürk burada çekim yapmış. Ben de youtube sitesinden buldum. Geleneksel bir yemek tatmak isterseniz yeri burası.
Öbürünün kuruluşu ise, Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar dayanıyor. Adını da Atatürk vermiş, İkbal Lokantası.
Bu arada görüntüleri seyrederken farkettim, çekim ekibiyle karşılaşmışız ve bunu da yazmışız. Ama,
Mehmet Yaşin'i tanıyamamışız maalesef. Kaymaklı ekmek kadayifinin yapılışının anlatıldığı bölüm�� seyredince bunu anladım! Afiyet olsun!


Patlıcan Böreği ve Kuzu Kebabı tarifi (2. bölüm)


Kaymaklı Ekmek Kadayifi tarifi (1.bölüm)

23 Ağustos 2007

1930'ların Öztürkçesi

Beşir Ayvazoğlu, Zaman'daki "Adam Yalvaç Kıssası" isimli makalesinde Cumhuriyet Gazetesi'nin 1930'larda kullandığı dilden örnek vermiş. 1930'larda doğan insanlardan bu kelimeleri ben hiç işitmedim. Dedemin kullandığı dil bu değildi elbet. O yıllarda insanlar gazeteyi ellerine aldıklarında yazılanları anlayabiliyorlar mıydı, çok merak ediyorum.
İşte Beşir Ayvazoğlu'nun 1930'larda kullanılan öztürkçe kelimelerden seçtikleri:

Adam: Bu kelimenin öztürkçesi atam'dır. Ata=Baba, Atam=Babam; Yalvaç: Peygamber; Uçmak: Cennet; Arı ve aru: Temiz; Tavgaç: Hilekâr, şeytan; Tavlamak: Kandırmak; Tapşırmak: Tenbih, tavsiye etmek; Esirik: Sarhoş; İpdeş: Hayat arkadaşı, dost; Kurgu: Karar (kurmaktan); Uçkun: Melek, Cebrail; Ünlü: Muhterem, meşhur; Kat: Huzur, yan; Yasaul: (Aslı yasa-kul, yani kanun adamı) memur; Urun: Makam, mevki; Tav: Hile; Sektirmek: Derhal gitmek, koşa koşa gitmek, defolmak; Özge: Ecnebi, yabancı; Tutalga: Delil, sübut; Berkitmek: Teyit etmek; Danlamak: Takdir etmek; Telesmek: Acele etmek.

21 Ağustos 2007

Ezan Çiçeği

Bugün Kocatepe Gazetesi'nde okudum ben de. Afyon'a has bir çiçekmiş Ezan Çiçeği. İki yıl önce buradan Manisa'nın Selendi ilçesine götüren bir gencin emekli öğretmen babası yetiştirmeye başlamış. Peki bu çiçeğin özellikleri ne? Akşam ezanı okuduktan 5 dakika sonra tomurcuk haline geliyormuş. Akşam Ezanı ile Yatsı Ezanı arasında sarı renkte, sabah gün ışığı ile ise, kırmızı renge bürünüyormuş.
Ne kadar ilginç değil mi?

20 Ağustos 2007

"Cumbadan Rumbaya"

"Cumbadan Rumbaya", Peyami Safa'nın pek tanınmayan eserlerinden bir tanesi.Hemşehrimiz Yücel Çakmaklı, birbirinden güzel filmleri yönetmişti. Cumbadan Rumbaya'yı da hemşehrimiz TRT için dizi olarak çekmiş. Kitabı senaryo haline getiren ise, bir başka ünlü yönetmen Halit Refiğ.
Tavsiye: Yücel Çakmaklı ile yapılmış bir mülakat.

Peyami Safa’nın hayatını kazanmak için Server Bedii imzasıyla yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan “Cumbadan Rumbaya” adlı dizinin yönetmenliğini Yücel Çakmaklı üstleniyor.

Senaryosunu Halit Refiğ’in kaleme aldığı dizinin müzikleri ise Melih Kibar’a ait. Türk toplumunun modernleşme süreci içinde, geleneksel hayat tarzından batılı tarzı modern hayata uyum sağlama sürecinde geçirdiği eğlenceli, dramatik olayları anlatan bu 5 bölümlük dizide Bulut Aras, Arzu Yanardağ, Reha Yeprem, Halit Akçatepe, Meral Orhonsay, Tomris Oğuzalp, Ayhan Kavas ve Selda Alkor oynuyor.

Bu akşam 20.30'da TRT1'de.

19 Ağustos 2007

Topkapı Sarayı'ndaki gizli bahçe:Harem

video
Harem Dairesi (Video)
Geçen haftaki İstanbul gezimizdeki ilk durağımız Topkapı Sarayı idi. Her sene mutlaka ziyaret ettiğim Topkapı Sarayı geçmiş yıllara göre çok kalabalıktı. Özellikle Arap turistleri her yerde görmek mümkündü. Topkapı Sarayı, dünyaya hükmeden bir imparatorluğun yönetildiği bir merkez olduğundan her zaman ilgimi çekmiştir.
Geçmiş yıllarda, gruplar halinde ziyaret edilebilen Harem Dairesi'ne bu yıl, turist gruplarını beklemeden yerli ziyaretçiler de alınıyordu. Topkapı Sarayı'ndaki en çok merak edilen yerlerin başında Harem Dairesi geliyor. Batılıların yoğun bir şekilde burasından farklı bir yermiş gibi bahsetmeleri ilgiyi artırıyor. Turistlerdeki etrafa bakışlarında bunu görebiliyorsunuz. Birde daha önceki yıllarda bizim de şahit olduğumuz bazı turist rehberlerinin burayı "zevk odaları" şeklinde anlatmaları ilginin artmasına sebep olmuş olabilir.
Yukarıda Harem Dairesi'den bizim çektiğimiz kısa bir video var. Daha fazla yazmaya gerek yok sanırım.
The harem of the Turkish Great Sultan, which was in the Topkapı Palace serraglio, typically housed several hundred - at times over a thousand - women including wives. It also housed the Sultan's mother, daughters and other female relatives, as well as eunuchs and slave girls to serve the aforementioned women. During the later periods, the sons of the Sultan also lived in the Harem until they were sixteen, when it might be considered appropriate for them to appear in the public and administrative areas of the palace. The Topkapı Harem was, in some senses, merely the private living quarters of the Sultan and his family, within the palace complex.

"Dersliklerin değişimi"

Bildirgeç'te uzun süre önce önemli bir yazı yayınlanmıştı. Kimsenin -özellikle öğretmenlerin- dikkatini çekmeyen bu yazının arşivlerde kaybolup gitmesine gönlüm razı olmadı. Bu yazıda Web 2.0'la beraber sınıf (derslik) kavramının da değişeceği anlatılıyordu. İşte o yazıdan bir paragraf:

Eğer bir eğitimci, sadece geleneksel yöntemle sunum yapıyor ise, verdiği eğitimin %90’lık kısmını kalıcı olarak öğretemeyeceğini baştan kabulleniyor demektir.
Oysa web tabanlı uygulamalar, piramidin alt basamaklarının gerçekleşmesi için ne kadar büyük fırsatlar sunarlar.
Bugün pek çok Amerikan üniversitesi ders içeriğini aynı zamanda podcast olarak da yayınlamaktadır. Öğrencileri dersliklere çeken, eğitimcilerin neyi söylediğinden çok, nasıl söylediğidir.
Bu önemli makalenin tamamını okumak için işte size fırsat, buyrun!

17 Ağustos 2007

Bir reklam filminin kamera arkası görüntüleri

video

Geçen hafta eşimle beraber İstanbul'daydık. Gezerken, Galata Kulesi yanında kalabalığı görünce biz de yaklaştık. Bakınca, burada bir film çekiliyor zannettik. Kule'nin hemen yanandaki çay bahçesinde çaylarımızı içerken garsona sorduk hangi filmin çekildiğini. "Reklam filmi" abi dedi.
Neredeyse baştan sona reklam filminin nasıl çekildiğini orada gördük. Bizim için de değişik bir tecrübe oldu bu.
Bütün oyuncular ve yönetmen olağanüstü gayret gösterdi. Hepsini tebrik etmek lazım. Bir haftadır hangi reklam filmidir acaba diye düşünüp durduk. Az önce eşim çağırdı TV'nin bulunduğu odaya. Bizim reklam filmiymiş... Seyrettik. Akbank reklamıymış. Zaten kalabalık oyuncu kadrosundan bunu anlamam gerekirdi. Akbank son zamanlarda kalabalık kadrolarla reklam filmi çekiyor.
Benim için enteresan olanı ise, hayatımdaki ikinci Akbank reklamının çekimini görmüş olmam. Birincisi Sandıklı'daki şubenin açılış reklamıydı. Çocuktum, bir düğünü ve tepeden Sandıklı'nın genel görünüşü verilmişti. Hatta bu filmde bir arkadaşım da koşarken çıkmıştı.
Yukarıda, İstanbul'da çekimini seyrettiğimiz reklam filminin kamera arkası görüntüleri var. İyi seyirler.

10 Ağustos 2007

Şimdi İstanbul'da olmak vardı...

video
Eyüp Sultan (Video)

Geçen hafta İstanbul'daydım. İstanbul'la ilgili yazıları, resimleri sonraya bırakarak, mübarek bu günde İstanbul'da olmak isteyenler için, Eyüp Sultan ve Sultanahmet Camisi'de çektiğim kısa videoları buraya ekledim. Kandiliniz mübarek olsun!



video
Sultahahmet Camisi (video)

Google
 

İletişim

İsminiz :
Mail :
Konu :
Mesajınız :
Image (case-sensitive):