29 Ocak 2008

İlk kar...

Fotoğrafları büyük görmek için üzerine tıklamalısınız:)

Dün Afyon'a ilk kar yağınca çocuklar gibi biz de sevindik. Çocuklarla beraber sokağa fırladık, soğuğa rağmen.
İlk kar, diyorum çünkü, bu sene ilk defa dün kar topu oynayacak kadar kar yağışı gördük.
Evet, neredeyse bahar gelecek, ülkemizin en soğuk memleketi olan Afyon'a kar yağıyor, biz bunu yazıyoruz.
Daha önceden, kar yağışıyla Afyon'un şehirlerarası yolu gündemden düşmezdi.
Dün çektiğim bazı fotoğrafları buraya ekliyorum.

Akşama doğru

27 Ocak 2008

Başbelası virüsler

Ben Windows işletim sistemi kullanmadığım için virüsler konusunu da pek ciddiye aldığım yok. Bir yıldır bir hayli rahatım. Windows kullandığım günlerde ise, bilgisayarımın neredeyse hergün ayarlarının bozulduğuna şahit oluyordum. Şükür, şimdi Windows gitti, virüslerde...
Bilgisayarıma Linux kuralı bir yıl olmuş.
Ama, çevremden edindiğim bilgiye göre bugünlerde herkes messengerindeki tuhaflıklardan şikayetçi..
Muhtemelen sizin bilgisayarınız Windows ise ve Live Messenger kullanıyorsanız, şu günlerde dikkatli olmalısınız.
i love you so much bu şekilde bir mesaj alırsanız, hiç şaşırmayın. Bu bir virüstür. Virüsün adı, Win32/IRCBot.AA.
Bu virüsü temizlemek için ise, Nod32 kullanmalısınız.
Ya da benim gibi Linux kullanarak hem bilgisayarlarınızı tehlikelerden koruyon, hem de güvenli "sörf" yapın!

13 Ocak 2008

Macera başlıyor!

Yoğun geçen bir iş sonrası yorgun argın evinize döndüğünüz zaman, insan şöyle bir ayaklarınızı uzatıp, tv kanalları arasında gezmek istiyor. Televizyon çok seyreden bir insan olmasam da, belgeseller her zaman ilgimi çekmiştir. Uzayın derinlikleri, balta girmemiş ormanlar, geleceğin teknolojisi v.s... Maceralı hayat sürenlerin, gezginlerin görüntüleri...
TRT'li yıllarda, bazen çok can sıkıcı da olsa zorunlu olarak bu belgeselleri seyretmek zorunda kalıyorduk. Şimdiyse, belgesel filmleri ara ki bulasın!
Televizyonlar, ilgili ilgisiz pek çok Amerikan filmini arka arkaya yayına sokup insanların ruh sağlığıyla da oynadıklarının farkında değiller.
İşte, tam bu noktada imdadınıza internet yetişiyor. Daha önceki yıllarda belki de seyrettiğiniz belgeselleri internette bulmak mümkün. Geçenlerde ben de can sıkıntısından arama yaparken, karşıma belgesel film arşivi çıktı. Çoğunluğu İngilizce bile olsa, en azından gereksiz tv dizilerini seyretmekten sizi kurtarır.
Ben, bu belgeseller arasında en çok bilgisayarla ilgili olanları beğendim. Siz de bakmak isterseniz, burada.

Google
 

İletişim

İsminiz :
Mail :
Konu :
Mesajınız :
Image (case-sensitive):